kürt sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kürt sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2012 Çarşamba

KÜRT! ANASI KÜRT !




Son günlerdeki en meşhur konumuz Hakkârili Uğur ve çocukların katıldığı siyaset meydanı programı…


Programdaki Ali Kırca’nın sakalları da dahil olmak üzere her şey hakkında yazıldı, çizildi konuşuldu …

O kadar ki kırca, bijweng in eleştirilere dayanamayıp sinekkaydı traş bile oldu.

Şaka bi yana…

4 Aralık 2011 Pazar

yöntem


Şark İstiklal mahkemesi savcısı Ahmet Süreyya Özgeevren anlatıyor

“Bir gün mahkemeye karayağız bir kürt genci getirdiler.
hakimler sorguya çekti.

türkçe bilmediği anlaşılınca,hakimler danıştılar ve delikanlının idamına karar verdiler.

 Gerekçeleri şöyle idi : Türkçe bilmeyen bir kimseden bu memlekete hayır gelmeyeceğinden idamına karar verildi.

Hemen o gece götürüp çocuğu astılar..

22 Kasım 2011 Salı

ölmüş adalet




Geçen gün kitap fuarında şeyhmus diken anlatmıştı bu hikayeyi,ilk kez orda duydum. Paylaşayım istedim.

“Çok eski yıllarda krallıkla idare edilen bir ülke varmış. Ama bu ülkede hukuk ve hâkimler de varmış.

Törelere göre bir vatandaş öldüğünde, şehir merkezindeki dev çan bir defa, eşraftan birisi ölürse iki, büyük bir devlet adamı ölürse üç defa çalınırmış.

21 Kasım 2011 Pazartesi

adam aynştayn!




Türkiye cumhuriyeti devleti tarihinin en zeki iç işleri bakanıyla karşı karşıya...

Muhtemelen önceki dönemlerde de idris naim şahin kadar zeki bakanlar olmuştur ama "o kadar da" olmamıştır.

Milletçe kani olduk,zekası konusunda.

16 Ekim 2011 Pazar

kurdi dram


kurdi bir dram..

saddam'ın zulmunden kaçan kürtlerin kaldığı bir kamp..

arkada uçaklar ve onların attığı bombaların sesleri...

önde bir an için bile olsa o sıkıntıyı unutmaya çalışırken eğlenen çocuklar.

en sevdiğim ghobadi filminden güzel bir sahne.

geçen bunca zaman sonunda hiç bişey değişmemiş olması ne acı?

dün saddam bugün erdoğan,esad,ahmedinejad.

kurdi dram kaldığı yerden devam ediyor.




20 Eylül 2011 Salı

APÊ MÛSA





Esmer dergisinin Eylül 2005 sayısında aklıma her düştüğünde canımı acıtan bir fotoğraf yayınlandı. sanırım ilk kez yayınlanıyordu o fotoğraf..

Fotoğrafta 4 tane adam, fonunda pencereleri, kapıları olmayan boş evlerin olduğu taşlık bir alanda, bir tabut taşıyorlar.

1 Eylül 2011 Perşembe

Barış günü


“Barış” diye gittiğimiz mitingi polis yine halka zehir etti. Kadın çoluk çocuk demeden Sırrı abê’nin deyimi ile “kaz bombaları” ile saldırdılar bildiğiniz üzere..
Bu hengame de bi sahne vardı ki görülmeye değerdi.